• mehmet konca

BAHÇE VE PEYZAJ BAKIMINDA DON VE YAĞIŞ

Don; doğada hava sıcaklığının 0 derecenin altına düşmesi halinde oluşan doğa olayıdır. Kışın yaprak döken geniş yapraklı ağaçlar kış donları karşısında zarar görmeden kurtulurlar. Ancak geç donlar (vejetasyon başladıktan sonra oluşan, nisan- mayıs aylarında oluşan donlardır.) ve erken donlar (henüz vejetasyon kapanmadan, eylül- ekim aylarında oluşan donlardır.) başta geniş yapraklı ağaçlar olmak üzere tüm türlerde, don zararlarına ve ölümlere neden olmaktadır. Dondan zarar gören sürgün ve yapraklar, don çözüldükten sonra pörsümeye başlar ve renk siyahlaşır. Don çözüldükten sonra canlanıp büyümelerini devam ettiremezler. Bu ölü sürgünler hemen kesilerek temizlenirse, ağacın üzerinde yeni sürgünler oluşabilir. Çiçek tomurcukları patlamış ve dondan zarar görmüşler ise o sene ağaç çiçek açamaz ve meyve veremez.


Sarıçam, ladin ve huş gibi bazı ağaç türleri donlardan zarar görmez. Bu türlerin genç fidanları da yaşlı ağaçları da dona dayanıklıdır. Göknar, kayın ve meşe gibi bazı ağaç türlerinin gençlikleri ve küçük fidanları dona karşı dayanıklı olmamakla birlikte yaşlı fertleri dona dayanıklıdır. Özellikle 1- 1.5m boylanmış ve don sınırını aşmış olması halinde zarar görmezler. Eucaliptus, pavlonya ve araucaria gibi ağaç türleri dondan etkilenen, dona karşı hassas olan türlerdir. Akdeniz bitkilerinin çok önemli bir kısmı da donlara karşı hassas türlerdir. Dona karşı hassas türler dikildikleri birkaç yıl içinde şayet önemli bir don olmazsa zarar görmeyebilirler. Ancak daha sonraki yıllarda oluşabilecek bir kuvvetli don, dikilen bu bitkileri tamamen öldürebilir. Dondan zarar görüp sadece yaprak ve sürgünleri ölen ağaçların, ölmüş dalları kesilerek veya gövdede tetar gibi biraz yüksek kesim yapılarak, ağacın sürgün vermesi ve ölümden kurtarılması mümkündür.

Küçük fidan dikilen yerlerde ve fidanlıklarda 'don atması' ve 'çıplak don' gibi sıkça karşılaşılan olaylar yaşanır. Toprak içinde bulunan su donunca hacmi artar ve toprak içinde dikili olan fidan köküyle birlikte yukarı doğru yükselir. Birkaç defa donma ve çözülme olursa fidan köklerinin tamamı toprak üzerinde gevşemeyle kalabilir. Bu olaya don atması denir. Henüz tamamen kökü toprak üzerinde kalmamış olan fidanların kök boğazı toprak doldurularak bu fidanlar ölümden kurtarılabilir. Don çukuru kavramı ise peyzaj ve bakım konularında önemli bir yere sahiptir. Gece soğuyan hava, yamaçların yüksek yerlerinde ağırlaşarak vadi tabanlarına doğru çıkar ve çukurlarda birikerek don yapar. Normalde sıcaklık yükseklik artınca düşmesine rağmen burada ters bir durum yaşanır. Yamacın üst kısımlarında don oluşmazken daha düşük rakımlı olan vadi tabanlarında don oluşur. Hava limanı, fidanlık seçimi gibi konularda etrafı dağlarla çevrili yerler iyi yerler değildir, buraların don çukuru olma ihtimali yüksektir.

Yağış; Step iklimi İç Anadolu step iklimi ve Güney Doğu Anadolu step iklimi diye iki alt tipe ayrılmış olup burada her iki alt tipte de hem yağış miktarı çok azdır, hem de kuvvetli yaz kuraklığı vardır. Buharlaşma oranının yüksekliği nedeniyle sulama yöntemi olarak yağmurlama sistemi yerine damla sulama sistemine geçilmesi zorunlu olmaktadır. Su ihtiyacı çok olan çim alan oluşturma yerine ağaç ve çalılardan oluşturulan bir tasarım ve planlama yapılması gerekir. Akdeniz ikliminin de asıl Akdeniz iklimi tipi ve Marmara tali tipi olmak üzere iki alt tipi vardır. Asıl Akdeniz alt tipinde yaz kuraklığı Marmara tali tipine göre daha fazladır. Akdeniz iklim tipinde özellikle asıl Akdeniz iklimi alt tipinde uzun bir yaz kuraklığı olmasına rağmen derin köklü ve kuraklığa dayanıklı sıcak iklim çimlerinin kullanılabilmesi mümkündür. Bu çimler düşük sıcaklıktaki hava koşullarına dayanamamaktadır. Ancak asıl Akdeniz iklimi peyzaj alanlarında sıcaklıklar çok düşmemekte ve don olayı ender olarak gelişmektedir. Bu durum bize sıcak iklim çimlerini kullanma fırsatı verir. Kısa süren kış aylarında (aralık- ocak) sararan sıcak iklim çimlerinin görünümünü düzeltmek için overseeding (çim üzerine ekim) yapılır. Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde İngiliz bahçelerinin tersine, gölge yapan geniş tepeli ağaçlar, çalılar gibi bitkiler kullanılmaktadır. İngiliz bahçelerinde olduğu gibi fazla miktarda çim, çiçek ve az ağaçlı tasarımlar Akdeniz iklimine uygun olmamaktadır.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. iyi günler.

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör